italiano
Fatih Mika  
 
Güncel
  Geri Dönüş II
  Anneme
  Work Shop
  Kestane
  Mezlaka-i Akdâm
  Modissima feat. Turkey Contemporary Art
  Sergi
  Segno e Insegno
  Çağdaş Türkiye
  40. Sulmona Sergisi 2013
  Gravür Sanatçısı: Fatih Mika
  İzler
  Atölye
  Beklemenin Tadı
  Atölye
  Atölye
  Atölye
  Atölye
  Noel Kokteyli
  deniz kızı
  bahane olmalı
  Edebi Ruhun Resme Aksi
  iyi ki saklamışım
  ayvansaray
  İşkence
  bir güvercin
  siyah selvi
  Atölye
  Atölye
  Atölye
  Atölye
  Atölye
  Ahlat Ağacı
  Küpeler
  cam kırıklarıyla
  Kaktüs
  otlar
  Bonsai
  doldurup heyecanları
  Tebessüm
  Mimar Sinan
  Bulla
  Serçeler
  Değer
  Kumlu Begonya
  Aşk-Meşk
  İrfan Baba
  Deli Sanat
  Çapari
  spookyman
  Ischia Adası II
  Atölye
  bir rüzgar okşar
  Kes Yapıştır
  Arte 3
  boğaziçinde
  yandaki çiçek
  Ben Çingene Olmak İstiyorum
  gecenin dalı yok
  napoliden geçerken
  med cezir
  Picasso
  calò
  Mara
  Antico Caffe Greco
  Dirsek Teması
  Cara Pippa
  İki Kaptan
  Roma Leonardo da Vinci Havaalanı
  San Valentino
  Duman
  Kar Tanesi
  Aziz
  Fatbarla*
  Roma'ya Başlamak
  bisiklet
  Saatler
  Bahçem
  Yaşamak
  Fink Fink II
  Fink Fink
  Hala Tombouktou Gölü’nde miyim? IV
  Hala Tombouktou Gölü’nde miyim? III
  Ischia Adası
  Minoo
  Hala Tombouktou Gölü’nde miyim? II
  Hala Tombouktou Gölü’nde miyim? I
  Albrecht Dürer
  bir özlemim kalmış
  Çiçekler
  Sanatta raslantının denetimi
  Agop Mehmet Ali
 
 
Aralık
11
2011
Beklemenin Tadı




Menekşe’den kayıkhaneden çıkıp, parke fabrıkasını sol tarafımda bırakıp yokuşu tırmanmaya başlıyorum. Önümde, paslı kırık taşların üzerine uzanmış demiryolunun parlak rayları; demiryolunun öteki tarafında yüksek ağaçların arasına gizlenmiş Canların evi ; bu evin yanında kavisler çizerek beni düze çıkaracak toprak bir yol var. Tam düze çıktığımda, şişko teyzenin, bahçesindeki kına çiçeklerini suladığını görüyorum. Şefaf gövdeli, kırmızı, pembe, mor, katmerli kına çiçekleri.
- Teyze, bana kına çiçeklerinin tohumlarından verir misin?
- Veririm evladım, ama sonbaharda, unutma sakın.
 
Ben aklımın bir kenarına, şişko teyzenin bana verdiği sözü yazıyorum. Sonbaharda kına çiçeği tohumlarım olacak. Tıpkı karanfil tohumlarım, süs biberi tohumlarım, menekşe tohumlarım gibi. Soğuk kış günlerinde bu tohumlar bahara karışacak, aşklarıma karışacak, kavgama karışacak, okuduğum kitaplara, tuttuğum balıklara, bayramlarda elini öptüğüm annemin eline, Menekşe’de tırmandığım yokuşa, şişko teyzenin bahçesine karışacak. Sonra, bir bahar günü, bu tohumlar toprağa karışacak. Bir sabah, güneşin parlak, sıcak ışıklarının buharlar çıkarttığı saksıda küçücük yeşil yaprakları görecek, “işte başardık” diyeceğim. Küçücük fidelerin yapraklarına yapraklar katması. Onları birbirlerinden ayırıp daha rahat gelişip serpilecekleri saksılara dikeceğim. Bir kaç tanesini sana ayırıp, diğerlerini eşe dosta dağıtacağım.

Kiraz ağaçları baharlarla donanacaklar. Üzerlerinde serçeler ötüşecek. Aşklar gibi narin bu çiçekler, bizleri de narinleştirecek. Herşeye, herkese aşık olacağız. Dokunduğumuzda taç yaprakları düşen çiçekler gibi dokunsalar ağlayacağız, dokunsak ağlatacağız. Sonra yeşil yapraklar örtecek tüm ağacı. Biz, bu yeşil küpeli meyvaların utanganç çocuklar gibi kızarmasını bekleyeceğiz. Manav Ahmet nereden bulduysa, tufanda tezgahına bir kasa kiraz koyup oyunu bozacak. Ama biz bu kasadaki kirazları görüp şaşkınlıkla “Aaa, kiraz çıkmış” deyip heyacanlanacağız.

Bizlere, beklemenin tadına varmayı unutturdular.

Artık portakallar arasında üzüm salkımları, kestaneler arasında kirazlar, baharda kasımpatları, yazları sıklamenler var. Penceremizin kenarlarında kışın bütün soğuna karşı direnip bize sıcak renkli çiçekler açan sıklamenleri baharda çöpe atıp, pencerenin kenarına sardunyaları küpe çiçeklerini diziveriyoruz.
Bu sabah, sıklamenleri sularken ne göreyim. Mum çiçeğinin saksının dibinde bir menekşe fidesi yapraklarına yapraklar katıyor. Geçen yılın sarı-mor taç yapraklı güler yüzlü çiçeğinden oraya düşen bu tohum, bana ektiğim tohumları ve beklemenin tadını hatırlattı.
 
 
Fatih Mika